|
Adlarına "Yörük-Türkmen" Denilen atalarımız Orta Asya dan ;kuraklık,sığınacak yeni bir yurt,İslamiyet'i yayma,fetih yoluyla genişleme,otlak darlığı ve daha bir çok nedenle Azerbaycan,İran ,ırak üzerinden Anadolu'ya kalabalık guruplar halinde göç etmişler ve buraları yurt edinmişlerdir.. Yöremize ise bu göçler 13. asır sonlarına doğru Çivril ovası ve Akdağ civarında Selçuklular ve Bizanslılar arasında yapılan 17 eylül 1176 Miryakefalon savaşından sonra yoğunluk kazanmıştır... 2006-2007 yılında köyümüze gelen tarihçi ve araştırmacılar tarafından ortaya çıkarılan Osmanlı kayıtlarında çok önemli veriler elde edilerek haydan tarihi ve haydanlılar cemaati ortaya çıkarılmıştır. Bu Bilgilere göre ; HAYDANLI AŞİRETİ Anadolu’daki Yörük Aşiretleri içinde ayrı bir özelliği olan aşirettir.Aşiretlerle ilgili vergi ve iskan kayıt defterlerinde Alanya-Tarsus-Gülnar-Mut civarlarında yaşayan yörük aşireti olarak gösterilir.Haydanlı aşireti yazın Isparta üzerinden Sultan dağları’na kadar gelmiştir.Kışın Silifke-Erdemliye kadar inip kışlamıştır. 19.asırda zorunlu aşiret iskanı yapılınca kışlakları olan Erdemli civarına dönemeyenler Akşehir köylerine ve merkeze yerleşmişlerdir. Bu gün Haydanlı ismini taşıyan aileler vardır.Akşehir Tapu ve Nüfus tahrir kayıtları incelendiğinde Haydanlı Yörüklerinden olduğu yazılıdır. Fatih Sultan Mehmet,Anadolu birliğini tamamladıktan sonra,aşiretlerin sayımı ve tahrir defterlerine yazılmıştır. Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferine katılan aşiretler içinde Haydanlılarda vardır.Sefer dönüşü Haydanlıların bir kısmı Anadolu’ya dönmemiş,Şam civarında kalmıştır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında H.937/M.1530 tarihinde yapılan tahrirde Şam,Hama,Humus ,Trabulus ,Halep ve Kilis civarında yaşadığı kayıtlıdır.19.asrın başlarında bu bölgede meydana gelen karışıklıktan dolayı buradaki Handanlıların bir kısmı Amik ve Çukurova’ya gelmiştir. Bu bölgede yaptığım alan çalışmalarında Halep-Şam arasında halen yaşayan Türk Aşiretlerini gördüm.Çoğu Arapça konuşuyor.Ama adet gelenek ve törelerini kaybetmemişler.Türk olduklarını söylüyorlar. Haydanlı Aşireti 15.asırda yayla sıkıntısı çektikleri için bir kısmı Batı Anadolu’ya göçmüştür.Buraya göçenler yazın Türkmen ve Sündiken Dağlarına yaylaya çıkmışlar,kışın Muğla-Milas ve Söke ovalarına inmişlerdir.Daha sonra bir kısmı yaylaya çıktığı bölgelere iskan olmuşlardır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında tutulan 438 numaralı Muhasebe-i Vilayeti Anadolu Defterinde H.937/M.1530 tarihinde Kütahya Vilayetine bağlı : Şeyhlü ( Işıklı )Kazasına Bağlı: Çivril,Koçak,İğdir,Balçıkhisan,Bulgur,Yamanlar, İnci, Yassıhöyük,Kavak,Gömce,.Eksenli,Alan Buğdaylı köylerine yerleşiyorlar.Ayrıca Haydan Köyünü kuruyorlar.1530 tarihli tahrir kayıdında”Şeyhlü Kazasına tabi Haydan karyesi19 hane olup 4249 akça geliri olan zengin bir köydür” Haydanlıların bır kısmı Bursa civarına kadar giderek Göl Kazasına bağlı köylere iskan olmuşlar Haydan isminde bir de köy kurmuşlardır. 1530 tarihinde ki kayıtta:“Hüdavendiğar Vilayetine bağlı Göl Kazısına tabi Haydan Karyesi 9 hane olup,2721 akça [9]geliri olan zengin bir köydür . Tarihçi yazar Dr. Muharrem Bayar Köy geçmişiyle ilgili Diğer önemli izler ; Elimize geçen kaynaklardan en önemlisi;Kütahya Livasına ait 1530 tarihli eski bir Osmanlı haritasında haydan köyünün gösterilmesidir.
Dede köy camisiyle aynı yıllarda inşa edildiği söylenen, yapı olarak ilk Osmanlı yapılarını andıran eski Haydan Camiidir...Tarih araştırmacılarına göre Eski Haydan Camii 800 yıllık olduğu ve ortalama 1200 lü yıllarda yapılmış olduğu tahmin edilmektedir. Aslında köyün geçmişiyle ilgili ipuçları, mahalle isimlerinde ve mevki adlarında gizlidir. Örneğin; Eski bir hamam olduğunu hatırlatan Hamam irimi,Eski bir tekkenin olduğu söylenen Sofular mevkii..Yine bu caminin yakınlarında bulunan eski hamam kalıntıları ve Haydar tekkesi... Diğer yandan orta cami duvarında dikili bulunan sütunlar,ski köy kahvesinde bulunan aslan heykelleri ve rastlanan birçok tarihi eser kalıntıları da ayrı bir medeniyetin göstergeleri olmaktadır. Köyümüz ve civarı, eski çağlardan beri yerleşim merkezi olarak bilinir.
Yine eskilerin anlattığına göre, Çivril ovası, Eski Haydan)ve Emirhisar kasabası merkez olmak üzere Işıklı kasabasına kadar uzanan büyük bir şehir varmış . Şehrin adı İrinte... Diğer bir rivayette ise ''Vidinye''... " Vidinye" ismi eski Rum ismini çağrıştırıyor...." İrinte" , büyük bir ihtimalle bir Frig adı... Bu tahminlerden ve bulgulardan yola çıkarak Köyümüzün Tarihinin çok eskilere dayandığını tespit etmek mümkündür. Köy sınırları içinde, bilinen üç höyük vardır... Höyüklerin yapılma nedenleri hakkında çok çeşitli bilgiler vardır.Bazı tarihçilere göre de höyüklerin çok eski yerleşim alanları olduğu söylenir. Höyüklerin bulunduğu yerler ise şöyledir;Ömer köy altı mevkii ; Araştırmacılara göre önemli bir merkezmiş burası... Çanak çömlek kırıntılarının çok olduğu bu yerin bir çömlek imal merkezi olduğu tahmin ediliyor.... Sarlık mevkii ; Tarla oluştururken ortaya çıkan sütunlar ve yapı taşları burada büyük bir tapınağın veya hamamın olduğunu gösteriyor... Sarlık, çok eskilerden beri kaplıca olarak kullanılırmış.Burada çıkan suyun ve oluşan çamurun sarılık hastalarına iyi geldiği söylenir.Bu yüzden sadece Çivril’den değil diğer il ve ilçelerden şifa bulmak için buraya gelinirmiş.... Yakın zamana kadar her Cumartesi günü Sarlık şifa bulmak için gelen insanlarla dolarmış... Koca kır Mevkii ; Bu mevkide bulunan çanak çömlek parçaları,bulunan eşyalar, mermer taşları burada bir höyük olabileceğini düşündürüyor... 
Cumhuriyet öncesinde bir dönem köyümüzün Eski ismiyle Haydan-ı cedid ( yeni Haydan ) ve Haydan-ı Atik ( eski aydan ) olarak iki kısım da yönetildiği bilinmektedir. 1935 yılında Çivril kaymakamı Eşref bey ve devreye giren muhtarların sayesinde köy birleşmiş Haydan olarak anılmış,1965 te ise haydan ismi değiştirilerek Yeşilyaka adını almıştır. 2007 Yılında Köy muhtarlığının başvurusuyla köyümüzün adı "Haydan" olarak yeniden değiştirilmiştir.. Hazırlayan; İbrahim Çevik Kaynaklar : Tarihçi Yazar Dr.Muharrem Bayar, Mehmet uyar (yazar) , Adnan Doğan (Yazar)
|